"Berlin'de Türk-Alman Futbol Şöleni" mi dediniz!?!
Almanya-Türkiye maçı için toplanmıştı insanlar. Bir kaç gün öncesinden duyurulduğu üzere, Türkler ve Almanlar bir arada maçı seyredecekler ve kim kazanırsa kazansın beraber kutlayacaklardı. Gözlerimle kalabalığı analiz etmeye başladım; insanların ne kadarı Türk ne kadarı Alman'dı, anlamaya çalışacaktım. İşim çok kolaydı. Çünkü kalabalığın yüzde 99'u Türklerden oluşuyordu; arada, o da çok dikkatli bakılırsa, bir kaç Alman seçilebiliyordu. Bunu garipsedim tabi: Almanlar, Berlin'in ve hatta Almanya'nın bu en açık fikirli ve "multi-kulti" (çok kültürlü) semtinde düzenlenen bu şenliğe neden katılmıyorlardı? Biraz sonra anladım neden olduğunu. Sahnede şarkı söyleyen Türk şarkıcı, aralarda yaptığı anonslarda hep Türklere hitap ediyordu, konuştukları sözler de Almancaya çevrilmiyordu. Bu şenlik düpedüz sadece Türkler için tertiplenmişti. Arkasında kurulu dev ekranda Alman milli takımına ilişkin bir haber cıktığında veya ekrana, Almanya'daki tüm Türklerin gururu ol...
Avrupa'nın genç ve eğitimli nüfusa ihtiyaç duyduğu ve duyacağı bir gerçek. Ancak bunun mühendislik eğitimi almış ve teknik konularda uzmanlaşmış gençlerle sınırlı olduğunu düşünüyorum.
ReplyDeleteTesekkürler Anonim Bey/Hanim :)
ReplyDeleteevet ilginc ve üzerinde düsünülmesi gereken bir yorum... ancak bir ülkeye olan göcü sadece bazi meslek kollari ile sinirlamak pek mümkün degil diye düsünüyorum. ayni zamanda, uzmanlasma sadece mühendislik vb. dallarla sinirli degil, diger is dallarinda da kalifiye isci, usta vs. olma sansi bulunmakta.. kisaca insanlar almanya gibi ülkelere bir sekilde gelecekler. geldiklerinde kalbur üstü islere girerlerse ülkemizin de sayginligi artacaktir insanlarin gözünde. ayrica uzun vadede her is dalinin önemli olacagini düsünüyorum. ancak tabi özel olarak mühendislik gibi dallara öncelik ve özel önem verilebilir; ona da karsi degilim.